"kara tren" altın çağında

  • 31 Ekim 2010
  • 393 Okunma
  • 0 Cevap

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. ANKARA - Seval Ocak Adıyaman - Türk demiryolu tarihi, Cumhuriyet'in 87. yıldönümünde, yurdun dört bir yanını birbirine bağlayan hızlı tren projeleriyle yeni altın çağına ilerliyor. Osmanlı toprakları, Avrupa'da buhar gücünün demiryollarında kullanılmaya başlanmasından 26 yıl sonra, 1856'da çelik ağlarla tanıştı. Anadolu'nun çelik rayları ilk olarak saatte 40 kilometre hız yapan ve Avrupa'daki gelişmiş pek çok ülkede kullanılan şimendiferlere ev sahipliği yaptı.
    Bir İngiliz şirketine verilen imtiyazla 130 kilometrelik İzmir-Aydın hattına kazma vurulmasıyla başlayan Türk demiryolu serüveni, yabancı şirketlerce inşa edilen demiryolunun 4 bin kilometrelik bölümünün Cumhuriyetin ilanıyla belirlenen milli sınırlar içinde kalmasıyla devam etti.
    DEMİR AĞLARIN ALTIN ÇAĞI: CUMHURİYET DÖNEMİ
    Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ve genç Cumhuriyetin demiryollarına verdiği önemin "Demir ağlarla ördük ana yurdu dört baştan" dizeleriyle dile getirildiği dönem, Türk demiryolları tarihinde "Altın Çağ" olarak yerini aldı.
    Bu dönemde milli ekonomi yaratılması amaçlanarak, demiryollarının ülke kaynaklarını harekete geçirmesi hedeflendi ve demiryolu yatırımlarına ağırlık verildi. Demiryolu yapım ve işletmesi de ulusal güçle başarıldı.
    Tüm imkansızlıklara rağmen demiryolu yapımı 2. Dünya Savaşına kadar büyük bir hızla sürdürüldü. Savaş nedeniyle 1940'lardan sonra yavaşladı. 1923-1950 arasında yapılan 3 bin 578 kilometrelik demiryolunun 3 bin 208 kilometresi 1940 yılına kadar tamamlandı. Bu dönemde kullanılan buharlı trenlerin hızı, ray kalitesine ve coğrafi şartlara bağlı olarak 50-60 kilometre arasında değişiyordu.
    "1950 Sonrası"nda ise Türkiye'de karayolu yatırımları ağırlık kazandı. Karayolu, 1950'ye kadar uygulanan ulaşım politikalarında demiryolunu besleyecek, bütünleyecek bir sistem olarak görüldü.
    Bu dönemden sonra "Marshall yardımı" ile demiryolları bir kenara bırakılarak, karayolu yapımına başlandı. Bu sürecin sonunda da 1950-1980 yılları arasında yılda sadece 30 kilometre yeni demiryolu yapılabildi.
    "UÇAĞIN YERDEKİ RAKİBİ" HIZLI TRENLER
    Pek çok Avrupa ülkesinde yıllardır hizmet veren hızlı trenlerle 2003'te yapımına başlanan Ankara-Eskişehir hattının faaliyete geçmesiyle tanışan Türkiye, saatte 250 kilometre hıza çıkabilen ve Ankara-Eskişehir arasını 1 saat 20 dakikada alan trenlerin diğer illere yaygınlaşmasını bekliyor.
    Yolcularını, şehir merkezinde yer alan garlarda indirip bindiren, bu nedenle uçaklardan daha kısa sürede ulaşım sağladığı için "uçağın yerdeki rakibi" olarak nitelendirilen hızlı trenler, Ankara-İstanbul Projesinin 2. etabı olan Eskişehir-İstanbul hattının da 2013 yılında tamamlanmasıyla İstanbul-Ankara arasındaki seyahat süresini yaklaşık 3 saate indirecek.
    Elektrik enerjisiyle çalıştıkları için çevreye zarar vermeyen hızlı trenler, gelecek yılın ilk yarısında Ankara-Konya arasında da hizmet vermeye başlayacak ve iki şehir arasındaki mesafe 1 saat 10 dakikada alınabilecek.
    TCDD Genel Müdürlüğü, Ankara-Sivas, İstanbul-Sivas, Ankara-Afyonkarahisar, Ankara-İzmir, Ankara-Bursa ve Sivas-Erzincan-Erzurum-Kars ile Halkalı-Bulgaristan arasında da hızlı tren hattı kurulması için çalışmalara devam ediyor.
    Öte yandan kısa süre önce iki ülke arasında başbakanlar düzeyinde imzalanan anlaşmayla Çin'in, Edirne'den Kars'a hızlı tren ağlarından oluşan Demir İpek Yolu hattının inşa edilmesi için kredi vermeyi taahhüt etmesiyle, TCDD Genel Müdürlüğü proje çalışmalarına başladı.





    AA
     


    Yazan: Burak
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
Yüklüyor...
18/11/2018 - 21:17