Çapkınlığa Genetik Tedavi

  • 17 Nisan 2010
  • 360 Okunma
  • 0 Cevap

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. Çapkınlar dikkat. Çok eşliliğin genetik olduğunu belirleyen araştırmacılar çapkınları �tedavi� ederek sadık hale getiriyor. Şimdilik fareleri... ama yarın sıra size de gelebilir.

    �Klonlama� ve �kök hücre� gibi buluşlarıyla son dönemlerde insanları şaşkınlıktan şaşkınlığa sürükleyen genetik mühendisleri sonunda en büyük bombalarını patlattı. Aşkın kimyasını enine boyuna araştıran bilim adamları artık küçük bir genetik müdahale ile yılların uslanmaz çapkınlarını dünyanın en sadık eşine çevirebilecek.

    Bazı hayvanların (ve tabii insanların) neden çok eşliliğe yöneldiği sorusuna yanıt arayan bilim adamları işin sırrını son dönemde ABD'de geniş çayırlık alanlarda yaşayan bir tür tarla faresi üzerinde yaptıkları deneyler sonucunda keşfetti. Cinsel davranış ve tercihlerin beynin kimyasına bağlı olarak geliştiği anlaşıldı. Yani bireyi iflah olmaz bir çapkın veya sadık bir aşık yapan şeyler beyinde gizli. Eğer beyin kimyası �aşk ve tutku�yu birleştirebilen bir yapıdaysa o beynin sahibi ister istemez çapkınlığa elveda diyor, gözü �ilk göz ağrısı�ndan başkasını görmüyor.
    SADIK FARELER Deneyin kahramanı tarla fareleri bilim dünyasında sadakatleriyle ünlü. Eldeki bilgilere göre, bu hayvanlar cinsel erginlik dönemine girer girmez ilk tanıştıkları eşleriyle başlattıkları beraberliklerini ömürlerinin sonuna kadar götürüyor. Erkekleri için hiçbir dişinin aşk oyunu, cilvesi onları yoldan çıkarmaya yetmiyor. Öyle ki, eşi çok erken yaşlarda ölse bile ömürlerinin geri kalan yıllarını yine de tek başlarına geçirmeyi tercih ediyor. Yani zinhar harama uçkur çözmüyor.

    Bu neden böyle? ABD'deki Emory Universitesi'nden Dr. Thomas Insel işte bu sorunun cevabını araştırırken yukarıdaki gerçekleri ortaya çıkarmış. Bulgularını açıklayan Dr. Insel'e göre, aşk düpedüz bağımlılık. Bu bağımlılığı oluşturan hayvanlar eşlerini asla terk etmiyor. Bu beyin kimyası ve sonuçta bağımlılık olgusu memelilerin de dahil olduğu hayvanlar aleminin yüzde 3'nde mevcut.

    Sadakat �oxcytocin� ve �vasopressin� denilen iki tür hormonla ilgili. �Oxcytocin� sosyal davranışlar üzerinde etkili olurken, �vasopressin� hafızayla ilgili. Tarla farelerinde ilk cinsel beraberlik ve çift oluştuğunda beyindeki bu iki hormon üretimi artıyor. Yapay olarak bu hormonların miktarı değiştirilince de paralel olarak farelerin cinsel davranışları da değişiyor.

    Dr.Insel bu hormonların insan ve çoğu hayvanda olduğunu söylüyor. Ancak tek eşlilerde beynin bağımlılık ve özlem duygusunu kontrol eden bölgesinde ortaya çıkıyor. Yani sadık aşıklar, beyinlerindeki bu hormonal dengeler nedeniyle partnerlerine bir tür bağımlı hale geliyorlar.

    Deneyin bundan sonraki aşamasında sözü edilen sadık aşık tarla faresinden alınan genler, önüne gelen dişiyle yatan çapkın farelere verildi ve sonuçlara bakıldı. Gerçekten de tarla faresinin geni verilen çapkın fareler akıllanıp eşlerine son derece sadık aşıklar haline geldi.
    Dr. Insel araştırmalarından insanlar için bir aşk iksiri üretilmesi gibi bir sonuç çıkmayacağını ancak ebeveynleriyle normal bir ilişki geliştiremeyen otistik çocuklar için ilaç yapılabileceğini belirtti.
    Amerikalılar seksten bıktı
    Amerikalılar Başkanları Bill Clinton�un çapkınlıklarını hoşgörüyle karşılamaya devam ediyorlar ama yapılan bir araştırma ABD halkının artık seksten zevk almadığını ortaya çıkardı.
    Chicago Üniversitesi'nin yaptığı bir araştırmaya göre, seksten keyif almama özellikle genç kadınlar arasında yaygın.
    Amerikalı seksolog Dr. Alfred Kinsey'in 1948 yılında yayınladığı ünlü �seks raporu�ndan bu yana gerçekleştirilmiş olan en kapsamlı araştırmada Amerikalı kadınların % 43'ü, erkeklerin ise % 30'u cinsel soğukluk, erekjiyon sorunu, orgazm olamama gibi bazı sorunları olduğunu itiraf ettiler.
    Amerikan Tıp Birliği Dergisi'nin son sayısında yer alan araştırmaya, yaşları 18 ile 59 yaşında arasında değişen 1.410 erkek ile 1.749 kadın katıldı. Yine aynı araştırmaya göre, seksten keyif almamaya yolaçan faktörler arasında stres, geçmişteki kötü deneyimler, kötü yaşam koşulları, düşük eğitim ilk sıralarda yer alıyor.
     


    Yazan: Doğuş Pertez
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
Yüklüyor...
21/09/2018 - 02:54