Aslı Demirel - İbretlik Yanmışlık

  • 19 Nisan 2011
  • 295 Okunma
  • 0 Cevap

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. İbretlik Yanmışlık
    Sevinçlerden çıkan zümrüt rengi hüzün
    Hüzün denizi gözlerinin eşliğinde heran benimle
    Ayağım değmiyordu yere hissetmedim
    Yerine yüzüm süresiz yerlerde

    Bir çay demledim bir sana dokundum
    Kızılında dirilişler buldum da
    İnanmazsın nasıl da delice korktum
    Ve de demlendim olmayan sesinle

    Silik naralar attı kenar mahalle dilberleri
    Susmalarına ettiğim dualar yetersizdi
    Bilirim benden önce değmişlerdi ellerine
    Gözleri maskaralı ceylanlar diline pelesenk olmuşken
    Bilmem geçebilir miyim yerlerine

    Düşlerden sıyrıldı kanatırcasına yetersiz zaman
    Bir bir sen kere sana aitliğimden geçti
    Çöreklendi de olduğu yere benden geçemedi
    Donmuşluğuma refakatte ağır aksak ritimleri
    Üşümüşlüğüm mutluluk ağacından yasak bir elma bile seçemedi

    Ellerimin arasında sevmediğim demli çay
    Sen seversin diyeydi ellerime almışlığım
    Değdiremedim dudaklarıma dudakların olmadan
    Acısından bir durgunluk bu kalakalmışlığım

    Sarsıldı odamın havasızlığı
    Düştün işte düşün orta yerinden gerçeğin kapılarını çarparak
    Sözlerimde bir tutam kalmıştı sarhoşluk
    Yok ettin o muamma gözlerini kırparak

    Şimdi bir de sigara yaktım
    Ve dudmanından tuttuğum fallardan sen çıktın
    Hiç gitmemişken sen çıktın öylece baktım
    Öylece saplanmış bir tenle zamandan zamansızlığa aktım
    Biliyor musun ilk defa bir sigarayı kıskandım
    İnanılmaz gibi belki canlıydı da adeta
    O da benden önce değiyordu dudağına
    Aynı kentlerin köşe başlarındaki fahişelerin gözleri gibi
    Herşey benden önce gelmişti sanki bu dünyaya
    Ve benden önce kapmışlardı senin varlığının efsunlarını

    Acıdı uzun fasılalarla damlayan serinlik
    Sızılarına dokunmak için sana sembol çaydan aldım bir yudum
    Bir duman sigaradan ikisi de zehir acısı
    İkisi de yokluğuna aşinalığın bir kez daha çınlaması
    Sevdiklerini taşıdıkça içimde
    Dedim duyar beni
    Dedim hatırlar
    Hatta olmadık zamanda olmadık yerde rol yaparken elleri
    Çınlar da teni
    Titrer ortalık
    Titrer kayalar
    İşte o zaman bilirimki
    Satmışsın gözlerindeki fahişe yansımaları ben düşmüşüm aklına
    Ve bırakır nazları şerbet olur demli çay
    Dumanlar hanımeli kokusu olur sigaradan yayılan
    Bir ben kalırım
    Bir ben olurum varlığınla sabahlara ayılan
    Ve gözlerinin önüne seriliveririm
    O anda da hissetmekten öte yaşarım deliliği
    Yanmışlığımla kaçırırım tüm sana göz dikenleri...

    'Sen ey sevgilii
    Sevniçlere saklı hüzünlerimsin
    Sıçratıyor zamanı sana hasretliğim
    Gel vuslat olsun son
    Dillere düşmesin bu yangınlı ibretliğim...'
     


    Yazan: CoDeYs
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
Yüklüyor...
19/09/2018 - 21:21