Aslı Demirel - Günüme Saklı Geçitler

  • 19 Nisan 2011
  • 298 Okunma
  • 0 Cevap

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. Günüme Saklı Geçitler
    Her sabah ayrı bir pencereden
    Süzülür göğe bakışlarım
    Şaşkınlığıma nida olur dudağıma yapışık ıslıklar
    Hayat ne kadar kısaysa
    Bir o kadar uzun alınan soluklar
    İçimin keyfi
    Sesimin tınıları
    Aklımın oyunları
    Hep bir fazla
    Düne gebe bugünlerde

    Ve yine hissettirmeden
    Dört bir yanımı aynalar sarar
    Çeker içine göbeğine seslerine
    Anılaran seçili geçit töreni başlar habersizce

    Şu köşedekini
    Ayaklarımın yere değişinin hissedilmez olmasına neden olanın
    Terkiyle yumruklamıştım
    Ve o an bölmüştüm kendimi bin parçaya
    Dağıldı yine ellerimin şah damarı
    Hatırladım işte futürsuzca
    Unutmak istediğim şarkıları

    Bir el hareketiyle
    Savurmaya çalışırken bulutları
    Başka bir aynadan bakar serseri gönlüm
    O mu beni anlamamıştı
    Ben mi hayırsızdım çözemedim ya
    Bir türlü buluşamadık aynı doğruda
    Şekeri suya düşmüş çocuk misali
    Sarkık dudağıyla bakışı yok mu
    İçime mühür içime damga
    Kaçamam saklanamam
    Sadece bir mecburiyet beraber şikayetsiz yaşamaya

    Ellerimle hazırladığım sofraya kuruluruz
    Bir gün daha
    Bugün de usulca
    Açlıklarım ve ben
    Ben ve beni süzüşleri
    Süzülüşüm aralıklardan bitimsiz anıların çığlıklarına
    Çığlıklar alır götürür beni
    Yersiz yurtsuzluğuma

    Canıma saplı dikenli nefesleri ayıklamak için
    Camekanları seyrederken
    Gerçeğim hep aynıdır ve değişmez
    Anılar tutup atılamaz yer değiştirmez
    Sadece hayallerimdir sabırla yoğurup şekil verdiğim
    Dilediğimce delirip dilediğimce gülebildiğim

    Kalabalıkların keşmekeşine aldırmaksızın
    Çıkılan yalnız yolculuklara
    Kaldırımların gözyaşları isim olur ya da çatı
    Altına sıralanır
    Öksüzlüğün
    Terk edilişlerin
    Değer bilmeyenlerin acısının ahı
    Aldırmaksızın sızılarıma
    Kaldırımlar batar tabanıma kara diken ayazı

    Yerde inlerken süresizlik
    Göğe döner gözlerim
    Sahipsizliğe çare bir kanat sesi bulmak ümidiyle
    Çoktan herbirine bir isim çizilmiştir
    Yanlışlığıma sabırsızlık gem vurur
    Alışamam ama bilirim huyudur

    Kanat sesleri susmuş güneş bulsun beni derken
    Renklerden yansıyan güneş kaypaklığıyla muamma
    Yakar yakmasına da
    Cürümsüz bir bulutun ardında
    Ne sesi kalır ne soluğu
    Işığından serpilen yağmuru benimseyen sözlerim
    Fırtına peşi aydınlığı bekler

    Hep aynı hengamede tek sahip olduğum özüm
    Birbirine zincirliyken her günüm
    Serenatları bitimlere
    En yakanıysa soğuk gece
    Tenimde çınlar aldırmadan inlemelerime
    Ne kalem susar ne karanlık
    Destan yazdırır sessizliğe

    Ve yine
    Dünlerden yarınlar filizlenir
    Aysız gece gençliğime kıyımdır
    Kadere atılan her adım
    Yeni gelen her sabah
    Aslında duvarlarıma asılı
    Tanıdık yankılarımdır...
     


    Yazan: CoDeYs
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
Yüklüyor...
21/09/2018 - 15:18