|SEÇKiN|
Üye
KAMYONDAKİ ÖLÜLER
BİR KABRİSTAN VARDI. Daha önce şehrin alt tarafında iken şimdi ortalarda kalmıştı.
Gelip geçenlere sessizce ölümü hatırlatırdı. Belediye yetkilileri, bir emanet, bir tapu
senedi, bir hatıra ve bir uyarıcı olan o beldeyi, maalesef, oradan kaldırmaya karar vermişlerdi.
İlân yapıldı.
“Falan kabristan şu tarihte sökülmeye başlanacak. Cenaze sahiplerinden
isteyenler o güne kadar cenazelerini filan kabristana aktarabilirler.” diye.
İlâna pek iltifat eden olmadı. Zira uzun süreden beri bütün vefat edenler
şehrin yeni kabristanına defnediliyordu. Burada kalanlar, yıllar öncesinin
insanlarıydı. Çoğunun sahibi çıkmadı.
Derken beklenen gün gelip çattı. Kepçe o koca beldeyi birbirine kattı.
Görünürlerde beden denilebilecek bir şey kalmamıştı. O vücut binalarının
kolonları hükmündeki kemiklerden henüz tam çürümeyenler birbirine
karıştı ve kamyonlara dolduruldular.
O garip manzaranın halâ tesiri altındayım. O gün kemikleri kamyonlara
yüklenen insanlar, daha dün bu şehrin sakinleriydiler. İçlerinde zengini de
vardı, fakiri de... Alçak gönüllüsü de vardı, kibirlisi de... İffetlisi de vardı, şehvet
düşkünleri de... Birbirini çekemeyen ve çok büyük mücadeleler veren rakipler
şimdi aynı kamyonun arkasında sarmaş dolaş olmuşlardı.
Ve hepsi, yeni gafillerin oynaştığı bu beldeyi artık terk ediyorlardı.
BİR KABRİSTAN VARDI. Daha önce şehrin alt tarafında iken şimdi ortalarda kalmıştı.
Gelip geçenlere sessizce ölümü hatırlatırdı. Belediye yetkilileri, bir emanet, bir tapu
senedi, bir hatıra ve bir uyarıcı olan o beldeyi, maalesef, oradan kaldırmaya karar vermişlerdi.
İlân yapıldı.
“Falan kabristan şu tarihte sökülmeye başlanacak. Cenaze sahiplerinden
isteyenler o güne kadar cenazelerini filan kabristana aktarabilirler.” diye.
İlâna pek iltifat eden olmadı. Zira uzun süreden beri bütün vefat edenler
şehrin yeni kabristanına defnediliyordu. Burada kalanlar, yıllar öncesinin
insanlarıydı. Çoğunun sahibi çıkmadı.
Derken beklenen gün gelip çattı. Kepçe o koca beldeyi birbirine kattı.
Görünürlerde beden denilebilecek bir şey kalmamıştı. O vücut binalarının
kolonları hükmündeki kemiklerden henüz tam çürümeyenler birbirine
karıştı ve kamyonlara dolduruldular.
O garip manzaranın halâ tesiri altındayım. O gün kemikleri kamyonlara
yüklenen insanlar, daha dün bu şehrin sakinleriydiler. İçlerinde zengini de
vardı, fakiri de... Alçak gönüllüsü de vardı, kibirlisi de... İffetlisi de vardı, şehvet
düşkünleri de... Birbirini çekemeyen ve çok büyük mücadeleler veren rakipler
şimdi aynı kamyonun arkasında sarmaş dolaş olmuşlardı.
Ve hepsi, yeni gafillerin oynaştığı bu beldeyi artık terk ediyorlardı.
