Ormancı Türküsü...Sonra Kahvesi ünlü oldu

Konu, 'Konu Dışı' kısmında Haberci tarafından paylaşıldı. Okunma: 9703 | Cevaplanma: 5

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.

  1. Muğla'nın Yatağan ilçesine bağlı Çaybükü (Gevenez) Köyü'nde yaşanan bir olayı anlatan ''Ormancı''
    Türküsünün yaşandığı Belen Kahvesi'ni 4 ayda 30 bin kişinin ziyaret
    ettiği bildirildi.
    Muğla Valisi Hüseyin Aksoy, Muğla Valiliği tarafından 4 ay önce
    restore ettirilerek turizme kazandırılan Belen Kahvesi'nde köylülerle
    sohbet etti.
    Belen Kahvesi'nin varlığının ve hikayesinin bir tesadüf sonucu
    ortaya çıktığını hatırlatan Vali Aksoy, Türkiye'de insanların büyük
    çoğunluğu tarafından bilinen ''Ormancı Türküsü'' nün yaşadığı bu
    kahveyi 4 ay önce restore ederek turizme kazandırdıklarını söyledi.
    Aksoy, turizme kazandırılmasından sonra kahveyi yerli ve yabancı
    yaklaşık 30 bin turistin ziyaret ettiğini ifade ederek şunları
    söyledi:
    ''Ormancı türküsü, gerçek bir olay. Olay 59 yıl önce bu kahvede
    yaşanmış. Yerini tespit ettiğimizde kahve kullanılmayacak haldeydi.
    Kahvenin eski halini köyde yaşayanların yardımları ile belirledik. Bu
    süreç sonrasında bir proje hazırladık. Kahveyi bu aşamadan sonra
    aslına uygun şekilde restore ettirdik. Kahvenin restorasyonu
    sonrasında köye bir hareketlilik geldi. Köyde yaşayan insanlar kendi
    ürettiklerini kahveyi ziyarete gelen turistlere pazarlama imkanı
    buldular. Önümüzde günlerde Ormancı türküsünde geçen mekanların
    tamamını restore etmeyi planlıyoruz. Türküde adı geçen köprüyü de
    restore ettirerek turizme kazandırdık''

    -ORMANCI TÜRKÜSÜ ÇALINIYOR-

    Restore edilen ''Belen Kahvesi''ni ziyaret eden turistlerin
    türküde geçen atmosferi ''iyi hissedebilmesi için'' kahvede sürekli
    olarak ''Ormancı'' türküsü ve Muğla türkülerinin çalındığını da
    vurgulayan Aksoy, ''Bu kahveyi ziyaret eden her insan türküde
    anlatılan atmosferi yaşama fırsatı buluyor'' dedi.
    Muğla Valiliği tarafından restore edilen Belen Kahvesi'ni ziyaret
    eden turistler kahvede köylüler tarafından hazırlanan yayık ayranı ve
    gözlemeleri tadıyor, köy havasını teneffüs etme fırsatını da buluyor.
    Belen Kahvesi'ni ziyaret eden turistlere ''Belen Kahvesi Heybesi''
    adı verilen dokuma heybelerde satışa sunuluyor.

    -ORMANCI TÜRKÜSÜ'NÜN HİKAYESİ-

    Türküye konu olan olayın nasıl geçtiği ve türkünün ortaya çıkışı
    ise restore edilen kahvenin duvarına asılan panolarda yer alıyor.
    Panolarda yer alan hikaye şöyle:
    ''1946 yılında Mustafa Şahbudak ve Muhtar Tevfik Cezayirli, dama
    tahtasının başına otururlar. Oyunun yarısında 'Sarı Memet' lakaplı
    Orman Memuru Mehmet İn çıkagelir. Mehmet, sarhoştur. Bir gün önce,
    komşu olan Çiftlik Köyü'nde yangın çıkmıştır. 1946 seçimlerinin evrakı
    Yatağan'a gönderilecektir. Seçim evrakını Yatağan'a, köy bekçisinin
    götürmesi zorunludur.
    Ormancı ise yangın evrakının bir an önce ilçeye götürülmesi için
    bekçiyi muhtardan ister. Muhtar Cezayirli, 'Olmaz, daha acil olan
    seçim sonuçlarının ulaştırılması gerekiyor. Bekçiyi gönderemem' diye
    cevap verir. Bunun üzerine ormancı ile muhtar arasında tartışma
    başlar.
    Muhtar Tevfik Cezayirli, 'Ayıp ediyorsun Mehmet, bize müsaade et'
    der. Ormancı kahveye geri döner, dama masasına bir yumruk atar.
    Mustafa Şahbudak, bu davranışa tahammül edemez ve ormancıyı tokatlar.
    Olayın büyüyeceğini anlayan köylüler, ormancıyı sakinleşmesi için
    kahvenin arka tarafına götürürler.
    Ormancı bağırarak küfürler savurmaktadır. Küfürler Mustafa
    Şahbudak'ın tahammül sınırını daha da zorlar. Şahbudak, yerinden
    kalkar, ormancının üzerine yürür. Ormancı Mehmet, kamasını çıkarıp
    Mustafa Şahbudak'ı kolundan yaralar.
    O zaman, Mustafa Şahbudak ormancıyı korkutmak için, belindeki
    tabancayı çıkarır, yere doğru ateş eder. Muhtar, ormancının ikinci kez
    kama vurmaması için elini tutar. Fakat, Mustafa tetiği çoktan
    çekmiştir. Ormancı Mehmet İn, bunun üzerine kaçmaya başlar. Mustafa
    Şahbudak kaçmasın diye, bir el daha ateş eder. Bu ateş de öldürmek
    için değil kaçmasına engel olmak içindir.
    İkinci atışta Mehmet İn yere düşer. Arka cebinde tabaka olduğu
    için, ona bir şey olmaz. Ama, Mustafa Şahbudak, kaza kurşunu ile dostu
    Tevfik'i vurmuştur. O günlerin imkansızlıkları içerisinde Tevfik'i,
    tahta bir sal üzerinde köyden 23 kilometre uzaklıktaki Muğla Devlet
    Hastanesi'ne götürürler.
    Tevfik, çok kan kaybetmektedir. Mustafa, Doktor Veli Bey'e,
    'Babamın selamı var, bu adamı iyileştir' diye yalvarır. Doktor Veli
    Bey, 'O ölecek, önce senin kolunu saralım' diye yanıt verir. O sırada
    Tevfik eliyle işaret edip Mustafa'yı yanına çağırarak, 'Ben ölüyorum,
    hakkını helal et' dedikten sonra can verir.
    Olay daha sonra yörenin tanınmış sanatçılarından Pisili Tahir Usta
    tarafından kaleme alınır ve bestelenir. Müzeyyan Senar, Kubat, İbrahim
    Tatlıses gibi ünlü sanatçılar tarafından okunan türkü bu süreçten
    sonra Türkiye'nin en ünlü türküleri arasında yerini alır.''


    09:41 22/10/05



  2. çok acıklı bir hikayesi varmış ya



  3. daha önceden bu hikayeyi duymuştum demek ünlü kahve burasıymış


  4. soğuk bir yere benziyor..ama içeriğini bilemem.. :)


  5. Rahmetli dedemde ormancıydı.. :agla:


  6. güzel türküdür her zaman zevkle dinlerim,hikayesinide daha önce duymuşdum.fakat yöreyi vede kahveyi hiç görmemiştim.sagol arkadaş eline saglık.


Yüklüyor...
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.