Nefis İle İlgili Hikayeler

Konu, 'Hikaye' kısmında Dogus Pertez tarafından paylaşıldı. Okunma: 2014 | Cevaplanma: 0

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.

  1. Nefis hakkındaki hikayeler
    Nefisle ilgili güzel hikayeler
    Nefis ile ilgili ilginç hikayeler


    Mecnu'nun sevdası ,önde bulunuan Leylaya kavuşmak,devenin sevdası ardına dönüp yavrusuna ulaşmak.Mecnun, bir an bile kendisinden geçtimi deve,hemencecik geri döner,geriye giderdi.Mecnun,tamamiyle aşkla ,sevda ile dolu olduğundan kendisinden geçmemesine imkan yoktu.Kendisini gözetleyen akıldı.. fakat aklını Leylanın sevdası kapmıştı!Deveye gelince o,çevikti,fırsat gözleyip durmaktaydı.. yularını gevşek hissetti mi Anlardıki Mecnun daldı gitti.. hemen geriye yüz tutar ,yavrusunun bulunduğu tarafa doğru gitmeye başlardı.Mecnun, kendisine gelir, evvelce bulundukları yerden fersahlarca geriye gittiğini anlardı. Üç gün böyle yol aldılar.. Mecnun ,adeta yıllarca tereddüt içinde kaldı. Nihayet dediki: A deve,ikimizde aşıkız ama birbirimize aykırıyız.. yoldaşlığa layık degiliz!Senin sevgin de bana uygun değil,yuların da.. senden ayrılmak gerek!Bu iki yoldaş da,birbirinin yolunu vurmada ..tenden aşağı inip ayrılmayan can,yol azıtır gider!Senin canın da arşın ayrılığiyle yoksulluğa düşmüş..teninse diken aşkiyle deveye dönmüş! Can ,yücelere kanadlar açmada ..ten,tırnaklariyle yere sarılmada!Ey vatan aşkiyle ölmüş deve, sen benimle oldukça canım,Leyla'dan uzak kaldı gitti! Adeta Musa kavminin yıllarca çölde kalışı gibi ben de seninle bu hallere düştüm..ömrüm geldi geçti!Bu yol ,vuslata erişmek için iki adımdan ibaret..halbuki ben,senin hilenle tam altmış yıldır, bu iki aydınlık yolda kalakaldım! Yol yakın..fakat ben pek geç kaldım.Bu binicilikten adamakıllı usandım artık! Bu sözleri söyleyip kendisini deveden fırlattı attı, niceye bir dertten yanıp yakılacağım,yandım artık, dedi! Ona o geniş ova daracık bir hale geldi..kendisini bir taşlığa atıverdi! Hem de öyle bir attı ki o yiğitin bedeni ezildi..Kendisini yere öyle bir fırlattıki kazara ayağı da kırıldı!Ayağını bağladı,top olurum da dedi,onun çevganının önüne düşer ,yuvarlanarak giderim!İşte güzel sözlü hakim ,tenden inmeyen atlıya bu yüzden lanet etmiştir. Tanrı aşkı, hiç Leyla'nın aşkından az değersiz olurmu ? Ona top olmak elbette daha doğru,daha yerinde! Top ol da doğruluk yanına at,aşk çevganiyle yuvarlanarak git!Bu çeşit gidiş ,gidişlerden apayrıdır.. bu gidiş,cinlerin çalışmasiyle de olmaz,insanların çalışmasiyle de!Bu çekilip gitme, alelade çekilip gitme degildir..bunu Ahmed'in lütfu meydana getirdi vesselam! MEVLANA


    Nefsi ile mücadelenin mükafaati

    Vaktiyle meşhur Üsküdar yangınında bir Paşanın kızı gece yangının korku ve telaşıyla evinden uzaklaşır.Gece çıkan yangın bütün mahalleyi sarar.Çok evler yanıp kül olur.Bu korku ile evinin yolunu kaybeden kızcağız ne yapacağını şaşırır.O zamanlar şimdiki gibi elektrik yok.Her taraf karanlık zindan gibiKızcağız caminin yanındaki medreselerin birinde mum ışığı görür Pencereden bakarki bir molla kitap okuyor ders çalışıyor.Kızcağız nereye sığınsın?Her taraf zifiri karanlık.Can korkusu bu hani " denize düşen yılana sarılır" derlerKız mollanın kapısını çalar

    Molla kapıyı açar:Hayrola ne istiyorsun? derKız:Yangın korkusu ile evimizin yolunu kaybettimbütün mahallemiz yanıp kül oldu Evimizi karanlıkta bulamıyorum.Müsade ederseniz sabah olup her taraf aydınlanıncaya kadar burada kalayım der.Mollada:Hay hay!Başım üzerinde yeriniz varderBuyurun orada yatağım var uzanın korkmuşsunuz istirahat edin dinlenin der.

    Kız yangının verdiği korku ile hemen orada sedirin üzerinde uyuya kalır

    Mollada dersini çalışmaya devam ederFakat şeytan ve nefsi mollaya musallat olur.Ne duruyorsun?20 senedir böyle fırsat ilk defa eline geçiyor bak şu kızın güzelliğine der

    Molla bir an düşünür ve hemen parmağını yanan mumun ateşine dayar parmakları yanar.Molla nasıl der bir küçük mumun ateşine dayanamıyorsun yarın cehennem ateşine nasıl dayanacaksın der.
    Bu hal sabaha kadar devam eder.

    Ey kötü nefis!20 senelik göz nurumu boşa gidermem. Bakasana bir mum ateşine dayanamıyorsun diye nefsi ile şeytanı yakar yok eder.

    Sabah olurKız uyanır teşekkür ederek evine gider Kızın anası babası telaş içinde göz yaşı dökerek bu zamana kadar nerede olduğunu sorarlar

    Kızda birşeyinin olmadığını söyler ve olanları anlatır

    Paşa gidip mollaya teşekkür eder birazda para vermek ister.Ama molla kabul etmez.Molla şöyle der:
    Efendim ben birşey yapmış değilim ben zaten dersimi yapacaktım kızınızda burada sabahın olmasını beklediler deyip kızın babasını geçiştirmek ister

    Fakat kızın babası bu iyiliği karşılıksız bırakmak istemezIsrarla mollaya sorar:Allah aşkına molla! bana doğruyu söyle.Bütün parmakların sarılı neden? niçin bu kadar acı ve ızdıraba katlanıyorsun?Bunları bana bir bir anlat der

    Molla:
    Efendim benim sizin için yaptığım bir iyilik yok ki bütün yaptıklarım kendi menfaatim içindir.Ben yirmi senedir köyümden buraya ilim tahsil etmek için geldim.Ana baba hasreti ile yanıyorum.Bu sene icazet alıp anama babama döneceğim20 senedir nefsimi terbiye etmeye çalıştım.Nefsimin terbiye olduğunu zannediyordum.Bu gün gördümki terbiye olmamış onu terbiye için mum ışığının ateşine dayanabilirmisin? dedim dayanamadı.İşte elimdeki sargılar bundandır der.

    Koca paşa mollanın ellerini öper.

    Evladım der Eğer müsade edersen sana ufak bir hizmette bulunmak isterim.Gel bundan böyle benim köşkümün misafiri olİstersen seni evlat edinirim.Kabul buyururusan kızımı sana veririm.Benim kızım senin gibi fazilette kemale ermiş dinin bütün faziletlerini kendinde toplamış bir zata layık değil ama benim kızımda fazilet numunesidir diyerek fazilet örneği olan mollaya kızını nikahlar.
     
Yüklüyor...
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.