Mona rosa hikayesi ve şiirleri(sezai karakoç)

Konu, 'Şiir - Güzel Söz ve Yazılar' kısmında erciyesli tarafından paylaşıldı. Okunma: 50361 | Cevaplanma: 3

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.

  1. MONA ROZA

    Mona Roza, siyah güller, ak güller
    Geyvenin gülleri ve beyaz yatak
    Kanadı kırık kuş merhamet ister
    Ah, senin yüzünden kana batacak
    Mona Roza siyah güller, ak güller

    Ulur aya karşı kirli çakallar
    Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa
    Mona Roza, bugün bende bir hal var
    Yağmur iğri iğri düşer toprağa
    Ulur aya karşı kirli çakallar



    Açma pencereni perdeleri çek
    Mona Roza seni görmemeliyim
    Bir bakışın ölmem için yetecek
    Anla Mona Roza, ben bir deliyim
    Açma pencereni perdeleri çek...


    Zeytin ağaçları söğüt gölgesi
    Bende çıkar güneş aydınlığa
    Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi
    Seni hatırlatıyor her zaman bana
    Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi


    Zambaklar en ıssız yerlerde açar
    Ve vardır her vahşi çiçekte gurur
    Bir mumun ardında bekleyen rüzgar
    Işıksız ruhumu sallar da durur
    Zambaklar en ıssız yerlerde açar

    Ellerin ellerin ve parmakların
    Bir nar çiçeğini eziyor gibi
    Ellerinden belli oluyor bir kadın
    Denizin dibinde geziyor gibi
    Ellerin ellerin ve parmakların


    Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
    Saat onikidir söndü lambalar
    Uyu da turnalar girsin rüyana
    Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar
    Zaman ne de çabuk geçiyor Mona


    Akşamları gelir incir kuşları
    Konar bahçenin incirlerine
    Kiminin rengi ak, kimisi sarı
    Ahhh! beni vursalar bir kuş yerine
    Akşamları gelir incir kuşları


    Ki ben Mona Roza bulurum seni
    İncir kuşlarının bakışlarında
    Hayatla doldurur bu boş yelkeni
    O masum bakışlar su kenarında
    Ki ben Mona Roza bulurum seni

    Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
    Henüz dinlemedin benden türküler
    Benim aşkım sığmaz öyle her saza
    En güzel şarkıyı bir kurşun söyler
    Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza



    Artık inan bana muhacir kızı
    Dinle ve kabul et itirafımı
    Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
    Alev alev sardı her tarafımı
    Artık inan bana muhacir kızı



    Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
    Meyvalar sabırla olgunlaşırmış
    Bir gün gözlerimin ta içine bak
    Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
    Yağmurlardan sonra büyürmüş başak

    Altın bilezikler o kokulu ten
    Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne
    Bir tüy ki can verir bir gülümsesen
    Bir tüy ki kapalı gece ve güne
    Altın bilezikler o kokulu ten

    Mona Roza siyah güller, ak güller
    Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak
    Kanadı kırık kuş merhamet ister
    Aaahhh! senin yüzünden kana batacak!
    Mona Roza siyah güller, ak güller




    sezai karakoç bir kıza aşık olur,ama bunu ne o kıza ne de başka birine anlatabilir.kız bi şeylerin farkındadır ama emin değildir.en yakın arkadaşı sezai karakoç'un şiire olan merakını biliyordur ve bir davete katılması için ısrar eder.o da kıramaz ve katılır.programı sunan da o arkadaşıdır.gecenin sonuna doğru söze başlayan arkadaşı,aralarında da güzel şiirler yazan birinin olduğunu söyler ve sezai karakoç'u sahneye davet eder.sıkıla sıkıla çıkar karakoç ve mona rozayı okumaya başlar.kız da ordadır ve nişanlanmıştır.emindir artık emin olamadıklarından.bakışırlar bir süre,sonra karakoç daha fazla dayanamaz ve koşarak sahneyi terkeder.kız arkasından koşar hemen.yetişir karakoç'a.parmağındaki yüzüğü göstererek der ki; "bir tek sözüne bakar,çıkarıp atarım".sezai karakoç da "artık senin aşkın benimkine yetişemez" der. o gece kız intihar eder ve karakoç da bu şiirin ikincisini yazar...


    MONA ROSA II-ÖLÜM VE ÇERÇEVELER



    Bir lâmba yanıyor, hafif ve sarı;

    Garip bir yolculuk, tren ve Gülce.

    Bir hançer bölüyor, ah, rüyaları:

    Bir rüya, bir hançer, bir el; ve, ve, ve...



    Lâmbalar yanıyor, hafif ve sarı;

    Gece kar yağacak sabaha kadar.

    Toprakta et, kemik çıtırtıları...

    Yarı ölüleri bir korku tutar

    Değince bir taşa kafatasları.

    -Ölüler ki yalnız tırnakları var,

    Ve yalnız burkulmuş diz kapakları...-



    Bir lâmba yanıyor, hafif ve sarı;

    Açıyor elini göğe bir kadın.

    Uzuyor, uzuyor altın saçları

    Uğrunda ölünen güzel kızların...



    Bir lâmba yanıyor, hafif ve sarı;

    Esmer delikanlı, hatıra ve kan.

    Yeşil gözlü kızın hıçkırıkları

    Sızıyor bir kapı aralığından;

    Lâmbalar yanıyor, hafif ve sarı.



    Lâmbalar yanıyor, hafif ve sarı;

    Çocuklara açar mağaraları

    Gün görmemiş kuşlar ve örümcekler.

    İlân-ı aşk eden dil balıkları

    Aşina suları çabuk terkeder..



    Lâmbalar yanıyor, hafif ve sarı;

    Bakıyor ateşe, küle böcekler.

    Köpekler parçalar kanaryaları,

    Mektupları bir boz ağaç kurdu yer.

    Baykuşlar ötüyor harabelerde;

    Yanıyor lâmbalar, hafif ve sarı.

    Bir kaza kurşunu bulur her yerde

    Süvarisiz şaha kalkan atları...

    Bir ruhun ışığı vardır göklerde,

    Lâmbalar yanıyor, hafif ve sarı;

    Ötüyor baykuşlar harabelerde.



    Bir lâmba yanıyor, hafif ve sarı;

    Titriyor yıldırım düşmüş gibi yer.

    Bekledi arzuyla karanlıkları

    Anneler, babalar, erkek kardeşler.

    Ta içinde duyar ani bir ağrı,

    Bir hüzün şarkısı tutturur gider

    Anneler, babalar, erkek kardeşler.



    Lâmbalar yanıyor, hafif ve sarı;

    Her yatak dopdolu, bir yatak bomboş.

    Bir neşe şarkısı tutturur gider



    Birinci, ikinci, üçüncü sarhoş;

    Kurşunlar sıkılır göklere doğru,

    Serçe yavruları yuvada titrer.

    Lâmbalar yanıyor, hafif ve sarı...



    Bir lâmba yanıyor, hafif ve sarı;

    İnce yelkenleri alıyor yeller.

    Titretir kalpleri ve bayrakları

    Gemiden toprağa uzanan eller.

    Lâmbalar yanıyor, hafif ve sarı,

    Bir yosun köküne hasret kalacak

    Gizli hazineler, su yılanları...



    İnce yelkenleri alıyor yeller;

    Bir lâmba yanıyor, hafif ve sarı.

    Beyaz pelerinli hür tayfaları

    Kendine bağlıyor siyah kediler;

    Titriyor gönüller ve kara bayrak,

    Bir yosun köküne hasret kalacak

    Gemiden toprağa uzanan eller

    Bir lâmba yanıyor, hafif ve sarı.



    Bir lâmba yanıyor, hafif ve sarı,

    Garip bir yolculuk, tren ve Gülce.

    Bölüyor bir hançer, ah, rüyaları:

    Bir rüya, bir hançer, bir el; ve, ve, ve...



  2. Bu şiiri ve hikayesini daha önceden biliyorfum .Edebiyat hocamız anlatmıştı.

    Mona roza şiirinin her kıtadan ilk dizenin baş harfini alıp birleştirince muazzez akkayam ismi(şairin sevdiği kadının adı) çıkıyor.



  3. abi bu şiir her zaman favorimdir.
    adam ne yazmış ama.
    yaşayan anlar vessalam.


  4. walla bu şiir beni çok etkiledi helal olsun


Yüklüyor...
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.

Konu ile alakalı site aramaları:

  1. mona roza şiiri indir

    ,
  2. mona rosa şiiri

    ,
  3. sezai karakoc mona rosa

    ,
  4. mona roza şiiri sözleri,
  5. sezai karakoç mona rosa şiiri,
  6. mona roza şiirini indir,
  7. mona rosa