FATİH HARBİYE Neriman ile Şinasi birbirlerini uzun zamandır sevmektedirler. Ama Neriman Macit ile tanıştıktan sonra Şinasi ile arasında soğuk rüzgârlar esmeye başlamıştır. Neriman bugün Beyazıt’a yetişmek için hızlı yürümekte Şinasi’yi geride bırakmaktadır. Eski Darülfü’nün önüne gelindiğinde Neriman Şinasi’den ayrılır ve oradan uzaklaşmaktadır. Ama Neriman Beyazıt’a değil Beyoğlu’na gitmektedir. Şinasi bu olayı görür ama arkasından koşamaz.
Akşam olmuştu Neriman’ın babası çok endişelenmektedir. Neriman eve gece yarısına doğru bir otomobil ile gelmiştir. Bu olayı babası görmüştür. Neriman ertesi sabah geç uyanmıştır ve odadan dışarı çıkmak istemiyordur. Neriman dün geceyi düşünüyor ama anlam veremediği birçok kelime aklına geliyordur. Neriman okula biraz geçti ama Şinasi Neriman’ı görmezlikten gelmiştir. Fakat Nerimmanın arkadaşı ile göz göze gelince onların yanına gitti. Beraber yürürlerken Neriman dün geceyi Şinasi’ye anlatmaya başladı. Ama Şinasi olayların Neriman’ın anlattığı gibi olmadığını biliyordu ve daha fazla dayanamayıp aralarından ayrıldı. Neriman ile arkadaşı bu olanların hiç iyi olmadığını düşündüler. Neriman ile arkadaşı fatih-Harbiye Tramvayına binerek Beyoğlu’na gittiler. Bir mağazanın önünden geçerken Neriman’ın aklına Şinasi’nin söylediği sözler geldi. Neriman arkadaşı ile bir pastaneye gitti Macit’te orada idi. Macit Neriman ile arkadaşını bir baloya davet etti. Neriman için bu zor bir olaydı çünkü babasını daha geçen ay büyük masrafa sokmuştu geriye dönerken Neriman hep balo işini düşündü ve Şinasi’lere gitmeye karar verdi. Çünkü vakit geç olmuştu ve babasına yalan söylemek istemiyordu. Neriman Şinasi’den onlara gitmesini istedi ama Şinasi kabul etmedi. Neriman mecburen eve yalnız gitti ve babasına kendini affettirmek için mutfağa girdi. Ama hiçbir şeye dokunmadı. Yemekte de babasına yemekleri kendisi yapmadığını Gülter’in yaptığını söyledi. Neriman odasında günleri sayıyordu. Baloya altı gün kalmıştı. Ama baloya gitmesi için babasının rızasını almasını gerekiyordu. Bu yüzden babasına iyi davranmaya başla başladı.
Aradan birkaç gün geçmişti. Faiz Bey Neriman’a Şinasi’yi çağırmasını söylemişti. Neriman ile Şinasi müdür odasının kapısında buluşup yürüdüler. Neriman Şinasi’ye babasının onu çağırdığını söyledi. Ama aralarında bir tartışma yaşandı. Daha sonra Neriman’lara gittiler. Neriman babasına bu semtten nefret ettiğini, bu eski mahalleyi sevmediğini lüks yerlerde yaşamak istediğini söyledi. Mesela ben bir baloya gitmek istesem diğer insanlar gibi giyecek eşyam yok vb. şeyler söyledi. Babası derdin bu ise git kendine elbise al ama baloya Şinasi ile gidersen izin veririm dedi. Neriman’a göre dert sadece bu değildi Sabah Şinasi’ye akşam geçen konuşmaları anlattı. Şinasi Neriman’ın teklifini kabul etti ama daha sonra balo fikri iyi bir fikir mi diye düşünceye daldı. Neriman ertesi gün Beyoğlu’na dayısının kızlarının yanına gitti. Orada bir kadın ağlıyordu. Kadın gittikten sonra dayısının kızları Neriman’a bir hikâye anlattılar. Hikâye şöyle idi:
Bir zamanlar bir genç Rus kızı ile fakir bir genç varmış. Bunlar birbirlerini deliler gibi seviyorlarmış. Ama gencin fakir olması kızı birçok aktiviteden alı koyuyormuş. Bir gün zengin bir genç ile evlenmiş. İstediği lüks hayatı bulmuş ama bu sefer ise mutluluğu kaybetmiş. Fakir gencin çalıştığı yere gitmiş ve ona:
‘Ben bir alçağın sana geri dönüyorum kabul et’der. Ama genç kabul etmez ve kız intihar eder.
Neriman hikâyenin etkisi altında kalır ve Macit ile Şinasi arasından Şinasi’yi seçer. Herkes rahat bir uyku uyur.