Alacakaranlığın tam orta yerindeyim bu gece. Hep hayalinle olduğum saatlerde, oluruna bıraktığım şu son günleri geçiriyorum gözümden.
Geçmişi değerlendirdiğim zaman değişen beni görüyorum. Yaşlanıyor muydum? Yoksa olgunlarşıyor muydum?
Bunun ayırımıydı kafamı kurcalayan. Her geçen gün biraz daha yavaşlatıyordu beni hayat. Daha çok düşündürüyordu vermem gereken kararlar
ve daha tereddütle bakıyordum karşıma çıkan olaylara. Zamanın her dakikasını kendi ellerimle işleye işleye yaşadığım zamanlar şimdi geçmesi ve dolması beklenen saatlere dönmüştü. Neden böyle olmuştum? Sebebim neydi? Ben neredeydim? Bir çok soru... BAzen net bazen karma karışık cevaplar... Netice ne mi?

İnsanı benliğinden alan
Bambaşka biri yapan
Deli divane eden
Hayatını adamaya ikna eden
........................................
Kelimeleri kifayetsiz bırakan
Şey ne ise oydu...

Aşk'tı o.. Senin anlamadığın ve anlayamayacağın...
Ben kendimi gördüm sende.. Seni o sandım sana kendimi verdim ....
Karşılığını, beklemediğim gibi olmasa da çok güzel aldım...

Ortak arkadaşımız hep derdi ya: Bitti diye üzülme, Yaşandı diye sevin...

Yaşanmamışlarımı yaşattığın, umduğumdan kısa kalmış olsanda hayatımda yer aldığın, bana aşkı yaşattığın,
sebepsizce olması burksada içimi bana acıyı yaşattığın, beni büyüttüğün için teşekkürler...

Bitti diye üzülme yaşandı diye sevin...

Hep sevineceğim yar,,,
Düşündükçe bile...


(ç)alıntı...