Bir Köpeğin Öyküsü (acıklı)

Konu, 'Belgesel' kısmında tanso tarafından paylaşıldı. Okunma: 36991 | Cevaplanma: 18

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. Bir Köpeğin Öyküsü (acıklı)




    < Resmi açmak için tıklayın >

    Sevgili İnsanlar, Sizler ne kadar şanslısınız ki aileniz, dostlarınız, sıcacık bir yuvanız var. Ben ise bunlara sahip olmayan bir "Köpek"im.


    Ankara'da Hayvanları Koruma Derneği'nin barınaklarında 350 köpek, 150 kedi, 1 at ve 1 ayı arkadaşımla birlikte yaşıyorum.

    Hiç bir suçumuz yok aslında ama doğal ortamımız kalmadığından, ömrünün sonuna kadar ayağı çime basamayacak, dört nala koşup, sırt üstü yuvarlanamayacak, hiç bir "af"dan yararlanamayacak "esir kampı " mahkumlarıyız.


    Biliyor musunuz? Hayvanları Koruma Derneği'nin barınaklarına yıllardır kimsecikler uğramıyor. Burada 22 yaşında köpekler, 18 yaşında kediler var. Tek istediğimiz başımızı okşayacak bir el. Arada sırada birileri uğruyor ama onlar da "cins " köpek istiyorlarmış. Hayriye teyze "Bu cins değil ama..."diyor. Hiç yüzüme bile bakmıyorlar ve beni almıyorlar.

    Benim çok sevdiğim bir sahibim vardı. Bir gün uyudu ve bir daha uyanmadı. Evde herkes çok ağladı. Sahibimi bir tahta kutuya koydular ve bir çukura gömdüler. Ben günlerce o çukuru kazmaya çalıştım ama ona ulaşamadım. Yemedim, içmedim, uyumadım. Sabahlara kadar uludum. Kötü kötü adamlar beni taşlarla kovaladılar ama gitmedim. Sonra Gamze abla beni mezarlıkta ölmek üzereyken buldu ve bu barınaklara getirdi. Adımı ona hiç söyleyemedim. O da bana "Dost " adını taktı.

    İlk geldiğimde, oda arkadaşımın hikayesi bana çok benziyordu. O da, sahipleriyle Bodrum'a giderken trafik kazası yapmışlar. Sahipleri genç bir Alman çiftmiş ve kanlar içinde başka bir arabaya koyup, götürmüşler. Bonnie, 1 hafta minibüsün başında onların dönmelerini beklemiş. Arabayı araştırmak isteyen Jandarmayı ısırmış. Havaya ateş açmışlar, yine de yerinden kıpırdatamamışlar ve minibüse girememişler. Izdıraplı ulumasına son vermek için tam vuracaklarken tesadüfen Gamze abla ona rastlamış. Onu ben geldikten kısa bir süre sonra Almanya'ya, sahiplerinin ailesine gönderdi.

    Burada her birimizin ayrı bir acıklı hikayesi var. Karnımız doyuyor, sokaktaki gibi tekme yemiyoruz ama mutsuzuz. Bazılarımız burada doğdu, büyüklerin anlattığı "kırlarda koşmak, kedi kovalamak, banyo yapmak " gibi hikayeleri, başlarını yana eğip, tek kulaklarını kabartarak, hayretle dinliyorlar.

    Küçükler fazla yaşamıyor zaten. "Barınak hastalığı" denilen bir hastalıktan hep ölüyorlar. Hayriye teyze cok ağlıyor. Ben yine de kendimi şanslı sayıyorum çünkü, sokakta fazla kalmadım.
    Aramızda öyle arkadaşlar var ki, üzerlerinde deneyler yapmışlar, arka ayağını öne, önü arkaya takmışlar, böbreklerini, midelerini kesmişler, belediye vurmuş, vücudunda gün be gün oksitlenerek, zehirleyen saçmalar olan ve trafik kazalarında sakat kalmış olanlar, cok acı çekenler var. Zaten çoğu sakat ama Gamze abla onlara iyi davranıyor. Şimdi yeni evler yapıyor bizim için ve orada daha iyi şartlarda yaşayacakmışız.

    Bakın size bir de ne anlatacağım? Bir gün Avusturyalı bir hanım geldi "Cins olmayan bir köpek istiyorum" dedi. Hepimiz tellere yapışıp hep bir ağızdan "Beni al, beni al" diye bağırdık. Aramızda Kontes diye çirkin ama çok akıllı bir kız vardı. Telin arasından kaçıp, gitti o hanımın arabasına bindi. Hepimiz bakakaldık...

    Şimdi çok mutluymuş. Bir kere bizi ziyarete geldi tanıyamadık. Sık sık uçakla yurt dışına gidiyormuş, sahibinin yatağında yatıyormuş. Adını değiştirmişler "Noel Jean" yapmışlar. O güzel kokusu ve üzerindeki şık paltosu gözümün önünden gitmiyor.

    Gece çökünce, oda arkadaşlarımla birbirimize sarılıp, sabaha kadar konuşuyoruz. Kimileri eski sahiplerinin onları ne kadar sevdiğini ama sudan sebeplerle ondan nasıl kurtulduklarını anlatıyorlar. Ama sahiplerine de toz kondurmayıp, aslında onların haklı olduklarına dair sebepler uyduruyorlar. Kimilerimiz hiç gerçek olmayacağını bile bile, sıcak bir eve kavuşunca , sahibini ne kadar seveceğini, hatta onun için canını bile verebileceğini anlatıyor.


    Kim bilir... Belki... Belki bir gün beni de isteyen birisi olur...

    İşte bizim hikayemiz. Dinlediğiniz için teşekkür ederss

    (HAYKOD)



    Yazan: tanso
    mafias, sinem54 ve " Tehlike " bunu beğendi.
  2. :agla:agla

  3. :( şuna inanın köpekler insanlardan sadık oluyor...

  4. GüzeL PayLaşım.. TeşekkürLer..

  5. :(ben köpekleri çoook seviyorum ve hep biköpeğimm olsun istedimm ama olamıyorr maleseff annem köpekklerden çooK korkuoo :(


  6. Onun Yerine Kedi BesLe Çok Şirin oLuyorLar.. :oke:

  7. canmm teşekkür ederim fakat annem evde hayvan beslemekten hoşlanmıo ayrıca ben köpekleri severimm hayvan ayrımı yapılmaz ama kedilerden çook hoşlanmam ama onları da severimm fakat hiç evde bi kedi düşünmedimm ;) saoll fikir içinn ;)

    --------------- Ekleme ---------------

    ya da şöyle diyelimm acıklı bi kedi hikayesinde bi yorumm yaparıs:ehe

  8. :)BEN KÖPEKLERİ ÇOK SEVİYORUM :)AMA ALMIYORLAR KEŞKE ALSALAR ÇOOK İSTİYORUM:agla

  9. ben hayvanların hepsini çok seviyorum... tüyleri dökülen (uyuz olan) köpekler bile çok hoşuma gidiyor..
    önceden evimiz müstakildi... millet köpek veya kedi istemeyip atacaklarsa direk bizim bahçeye bırakırdı hepsine de bakardım... (annemleri ikna etmesizor oluodu tabi ama onlara söz veriyordum sadece ben bakıcam tmm die :) ) sonra apartmana taşındık ve artık hiç hayvanım yok :agla o günleri çok özledim...
    bu yazıyı okuyunca daha bi kötü oldum...
    köpeği evde besleyemiyorum izin vermiyorlar... kediye izin var ama okuduğum için çok sık seyehat ediyorum ve oyzdn kediciğe kıyamıyorum :(
    besleyebilen varsa kıymetini bilsin :(

  10. arkadaşlar benim bir kopeğim var fakat cins bir kopek deil barınaktan aldım çoq tatlı tavsiye eedrim o yaralıydı ben aldıımda ama şimdi çoq sağlıklı masallah

  11. evlendiğimde ilk işim köpek evlatlık edinmek olacak:(

  12. güzel paylasım saolasın

  13. yapılırmı sımdı bu :((

  14. ya evde yer var ama ninem köpek sevmez çok üzüldüm

  15. Arkadaşlar köpek beslemek çok güzel bisy, köpekleri severim.Ama köpekleri evde beslemek doğru değil..
    Hem sağlıksız hem de dini açıdan da sakıncaları var.Çiçek dalında Köpek bahçede güzeldir ;)
    benim iki tane sivas kangalım var, onları çok seviyorum. Aileden biri gibi davranıyorum onlara, onlar da aynı şekilde beni seviyolar adımı duyunca bile beni arıyolar görmeyince özlüyolar kızınca küsüyolar :)
    çok duygusallar yaa insanı da anlıyolar.Harika hayvanlar.
    Sahibine ve küçük çocuklara karşı çok sıcak kanlılar çok cana yakınlar.Ama yabancılar için biraz tehlikeli olabiliyolar tabi :D

  16. insanın en iyi dostu ya

  17. Herhalde Verilmişti Ama teşekkürler Çok Güzel :'(

Bir Köpeğin Öyküsü (acıklı) konusuna benzer içerikler

  1. İmamın acıklı öyküsü

    Köye yeni gelen imam aşık olunca... Anadolu'da kasabanın birine yeni tayin olan genç bir imam, kızın birini görmüş, çok sevmiş. İmam da genç yakışıklı bir çocukmuş kız da onu sevmiş zamanla. İmam kızla evlenmek istemiş, kasabanın ileri...
  2. Bir Kız Kulesi Öyküsü

    Sunay Akın Bir Kız Kulesi Öyküsü, Bir Kız Kulesi Hikayesi 1827 yılında Almanya’nın Brandenburg kentinde Karl adında bir çocuk dünyaya gelir. Babası müzik öğretmeni olan Karl, aile içinde baş gösteren huzursuzluklardan dolayı bir Fransız...
  3. Acıklı Bir Hikaye..

    Bir zamanlar yer yüzünde kör bir genç yaşıyordu ve bu kör genç kendisinden nefret ediyordu çünkü kör bir yaşamı vardı. göremediği için hiç birşeyi ve hiç bir kimseyi sevemiyordu herkesten ve her şeyden nefret ediyordu ama kız arkadaşı hariç kör...
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
Yüklüyor...
03 Temmuz 2015 Cuma - 20:19:07