Baba Nasihati

Konu, 'Hikaye' kısmında ' KalendeR ' tarafından paylaşıldı. Okunma: 2789 | Cevaplanma: 3

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. < Resmi açmak için tıklayın >



    Bir baba evlenmek üzere olan oğluna tavsiyelerde
    bulunuyormuş.
    "Son
    tavsiyemi mutfakta anlatmak istiyorum" demiş. Mutfağı
    ve yemek yapmayı
    bilmeyen delikanlı "Olur" demiş çekine çekine.

    Baba,
    ocağa aynı büyüklükte
    üç kap koymuş,
    hepsini suyla doldurup üçünün de altını
    yakmış. "Şimdi,
    istediğim her şeyden iki tane verec...eksin bana" demiş
    oğluna.

    Sırasıyla
    havuç, yumurta ve kavrulmamış kahve çekirdeği
    istemiş... Oğlu hepsinden
    ikişer tane vermiş babasına.

    Adam iki havucu birinci
    kaba, iki yumurtayı
    ikinci kaba ve iki kavrulmamış kahve çekirdeğini
    üçüncü kaba koymuş. Her
    üçünü de yirmi dakika süreyle kaynatmış. Daha sonra
    kapları indirip yemek
    masasına buyur etmiş oğlunu. Yemek masasında üç tabak
    duruyormuş. Kaplarda
    kaynayan havuçları, yumurtaları ve kahve
    çekirdeklerini büyük bir özenle tabaklara
    yerleştirmiş.

    Sonra oğluna dönüp sormuş: "Ne görüyorsun?" Oğlu
    düşünürken açıklamaya
    başlamış."Havuçlar haşlandıkça aslını kaybedip
    yumuşamış.
    Yumurtalar görünüşte baştaki gibi sert duruyorlar ama içleri
    katılaşmış.
    Kahve taneleri ise olduğu gibi duruyor, başta neyseler
    sonunda da öyleler.. "

    Sonra asıl tavsiyesine sıra gelmiş: "Evlilikte aşk ve
    şefkat birlikte olmalıdır. Aşksız bir evlilikte her iki eş de şu
    gördüğün havuçlar gibi birbirlerini tüketirler, eskitirler, pörsütürler.
    Şefkatsiz bir evlilikte ise eşler birbirlerine ne kadar tahammül etseler de,
    şu gördüğün yumurtalar gibi içten içe katılaşırlar, birbirlerinden
    uzaklaşırlar.
    Aşkın da şefkatin de olduğu bir evlilikte ise, şartlar
    ne olursa olsun,
    eşler tıpkı şu kahve taneleri gibi, birbirlerinin
    yanında kalırlar, kendi kişiliklerini yitirmezler. Kahve tanelerinin tekrar
    kaynatılmaya hazır
    olmaları gibi, onlar da birbirleriyle baş başa uzun
    yıllar geçirmeye isteklidirler.

    Oğlu aldığı bu dersten tatmin olmuşa benziyordu.
    "Asıl ders bu değil!" dedi baba. Oğlunun elinden
    tuttu, ocağın üzerinde bıraktığı kapların içinde kalan suları
    gösterdi. "Havuçlardan ve yumurtalardan arta kalan suya bak... İkisinde de bir tat yok " Kahve
    çekirdeklerini çıkardığı kaptaki suyu yavaşça bir
    fincana boşalttı. Mis gibi taze kahve kokuyordu. Fincanı oğluna uzattı.
    "İçmek istersin herhalde" dedi. Oğlu kahvesini yudumlarken konuşmasını
    sürdürdü. "Kahve çekirdekleri gibi birbirlerini tüketmeyen eşlerin
    paylaştığı yuva da işte
    böyle olur. Mis gibi, temiz ve huzur verici. Başka
    herkesin fincanına koyup yudumlayacağı taze kahve gibi... Çünkü onlar
    birbirlerini harcamayarak, birbirlerine aşkla ve şefkatle
    davranarak hayata kendi tatlarını, kokularını ve renklerini katmayı
    başarırlar."

    Kahve taneleri gibi olabileceğiniz bir yaşam
    geçirmeniz dileğimle.
  2. Güzel bir hikaye
  3. çok güzel
  4. hosmus eline saglik.
Yüklüyor...
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.